24. Müfettişler Semineri Sonuç Bildirgesi

4
24. Müfettişler Semineri Sonuç Bildirgesi
10.04.2014/ Ankara

​Diyanet İşleri Başkanlığımız; yerleşmiş geleneği, duruşu ve toplumun tüm katmanlarını kuşatan hizmet anlayışıyla, kurulduğu günden bu yana daima aziz milletimizin teveccühünü kazanmış, bunun doğal sonucu olarak da gerek ulusal gerekse uluslararası arenada saygınlığını her geçen gün daha da artırmıştır. Ulusal ve küresel ölçekte Başkanlık hizmetlerine ivme kazandırılması noktasında rehberlik ve denetim faaliyetlerinin rolünün daha etkin hale getirilmesi, değişen dünya koşullarında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı hizmetlerinin aktüel gelişmeler çerçevesinde kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmesi amacıyla 04-08 Nisan 2014 tarihleri arasında Afyonkarahisar/Sandıklı’da 24. Müfettişler Semineri düzenlenmiştir.

Seminer kapsamında Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Sayın Mehmet GÖRMEZ; denetimle yönetim arasındaki iletişimin önemine vurgu yapmak suretiyle her geçen gün daha da gelişen ahenkli çalışma ortamından duydukları memnuniyeti dile getirmiş; son zamanlarda din ve dindarlık algısının büyük yaralar aldığına işaret ederek, Başkanlığın varoluş gerekçesinde ve geleneğinde yer alan “toplumsal birlik ve beraberlik ruhunun inşa edilmesi” amacına yönelik olarak Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının katkılarından da yararlanılması gerektiğine dikkat çekmiştir.
Ayrıca, Din-i Mübin-i İslam’ın ana umdelerini muhafaza etmenin ve gelecek nesillere ulaştırmanın Diyanet İşleri Başkanlığının öncelikli görevi olduğuna değinen Başkan GÖRMEZ, milletimizin İslam’la birlikte bekası, milli ve manevi değerlerimizin korunması için Başkanlığımıza çok önemli görevler düştüğüne, teşkilatımızın, tarih boyunca her türlü siyasi ve politik kaygılardan uzak bir şekilde, dinin izzetine gölge düşürmeden ve milletin yanında yer alarak hizmetler ürettiğine, ortaya çıkan sosyal problemlerin çözümüne bu çerçevede katkı sağladığına vurgu yapmıştır.
Rehberlik ve Teftiş Başkanımız Doç. Dr. Sayın İsmail KARAGÖZ de; 633 sayılı Kanun’un birimimize; rehberlik, denetleme, inceleme ve soruşturma görevleri yüklediğini, müfettişlerin bu vazifeleri Diyanet İşleri Başkanı adına yaptıklarını, son yıllarda Başkanlığın personel sayısının büyük oranda artış gösterdiğini ancak müfettişlerin sayısında önemli bir artış olmadığını, dolayısıyla müfettişlerin büyük bir iş yükü altında, gayret ve özveriyle çalıştıklarını ifade etmiştir.
Öte yandan, teşkilatın bütün birimlerinin esasen Diyanet İşleri Başkanlığınca sunulan din hizmetlerinin birer ayağını oluşturduğunu belirten KARAGÖZ, bu manada denetim hizmetlerinin de din hizmeti dışında mütalaa edilmemesi gerektiğini, ayrıca denetim biriminin yürüttüğü çalışmaların, din hizmetlerinin geliştirilmesi ve daha iyi seviyelere çıkarılması amacına yönelik olduğunu, genel anlamda kamu hizmetlerinde olduğu gibi din hizmetlerinde de denetim olmaksızın başarı sağlanamayacağını dile getirmiştir.
Başkanlık Müfettişleri tarafından yürütülen çalışmalara da değinen Sayın KARAGÖZ, müfettişlerin hak ve adaletin tesisi için yaptıkları çalışmalarda, kanaatlerini somut bilgi ve belgelere dayanarak oluşturduklarını, masumiyet karinesini esas aldıklarını, vicdani kanaatlerini, ön yargıdan uzak bir şekilde, muhatapları arasında statü ayırımı yapmaksızın ve tam bir tarafsızlıkla ortaya koyduklarını, verdikleri kararlarda sadece dünyevi değil uhrevi sorumluluğu da hesaba katarak adalet ve hakkaniyet dengesini gözettiklerini vurgulamıştır.
Rehberlik ve teftiş hizmetlerinin etraflıca değerlendirildiği seminer kapsamında; “İnceleme ve Soruşturmalarda Standartlar: Bilgi, Belge ve Delil Elde Etmede Yöntemler, Bilgi ve Belgelerin Yeterliği ve Değerlendirilmesi”, “Maaşlar, Yolluk ve Yevmiyeler, Ek Ders Ücretleri ve Yardım Toplama Faaliyetlerinin Denetimi ve İnceleme Teknikleri”, “Raporlarda Yer Alan Teklifler Açısından Hak ve Adalet Kavramlarına Yeni Bir Bakış”, “Ortak Nitelik ve Disiplin Cezaları Açısından Yargı Kararlarının İdare ve Disiplin Hukukuna Etkisi”, “Şekil, İçerik, Değerlendirme ve Sonuç Yazımı Yönünden Raporlama Standartları”, “Genel Denetimlerde Temel Kriterler ve Raporlama Standartları”, “İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi”, “Din Hizmetleri Yönetim Sistemi”, Eğitim Hizmetleri Yönetim Sistemi”, “Müfettişlerin Görevleri Açısından İletişim Teknikleri ve Sosyal İlişkilerin Sınırı”, “Olan ve Olması Gereken Perspektifinden Müfettiş Algısına Farklı Bir Bakış”, “Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve Kullanılabilirliği” gibi başlıklar altında sunumlar yapılmış ve bu konularla ilgili geniş müzakereler gerçekleştirilmiştir.
Seminer sonucunda aşağıda yer alan hususların kamuoyuyla ve Başkanlığımız personeliyle paylaşılmasının yararlı olacağı değerlendirilmiştir:
1.  Toplumun dini, ahlaki ve manevi değerlerini ayakta tutmayı, bu değerler etrafında birlik, beraberlik, huzur ve barış ortamına katkı sağlamayı öteden beri şiar edinen Diyanet İşleri Başkanlığımız; bugün olduğu gibi gelecekte de sevgi, saygı, yardımlaşma, dayanışma ve hoşgörü kültürünün oluşmasına, milletimizin İslâm’la birlikte bekasına yönelik hizmetler üretmeye kararlı bir şekilde devam edecektir.
2.  Ülkemizde göç olgusuyla değişen demografik yapı sonucunda bugün toplumun     % 80’ine yakın kesimi şehirlerde, geri kalan bölümü ise kırsal kesimlerde yaşamakta iken toplumumuza din hizmeti sunan Başkanlık personelinin neredeyse % 75’i kırsal kesimlerde görev yürütmektedir. Bu itibarla, kentleşme süreci ve nüfus dağılımı dikkate alınarak Başkanlığın hizmet politikasının gözden geçirilmesi ve buna göre yeni hizmet anlayışı ve stratejiler belirlenmesi önem arz etmektedir.
3.  Din hizmetleri bağlamında, içinde yaşadığımız dönemin genç nesillerini anlayabilecek, onlarla sağlıklı iletişim kurabilecek, gönül dünyalarına hitap edebilecek şekilde yeni bir söylem ve dil geliştirilmesi, ayrıca sosyal iletişim araçlarının bu alanda daha etkili bir şekilde kullanılması hususlarında proaktif bir yaklaşımla hareket edilmesinin elzem olduğu değerlendirilmektedir.
4.  Rehberlik ve teftiş hizmetlerinin gereği olarak ihtiyaç duyulabilecek her türlü bilgi ve donanıma sahip olmak, müfettişlik mesleğinin vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede; Müfettişler Seminerinde, hizmetin gereği dikkate alınarak belirlenen konularda geniş kapsamlı çalışmalar sonucu elde edilen bilgiler müzakere edilmiş, böylelikle Müfettişlerin mesleki bilgi ve donanımlarının üst seviyeye çıkarılması, rehberlik faaliyetlerinin daha etkili ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir.
5.  Denetimin; denetlenenler açısından tedirginlik kaynağı değil, hizmetin tabii bir parçası olarak görülmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, müfettişlik mesleği hakkında personel üzerinde geçmişten bugüne ortaya çıkan olumsuz algının, yönetim ve denetim anlayışı ve uygulamalarındaki hiyerarşik ve otoriter yaklaşımların azalmasına paralel olarak ve rehberliği ön plana alan bir denetim anlayışının yerleşmesiyle giderek ortadan kalkacağı değerlendirilmektedir.
6.  Başta din görevlileri olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatında hizmet veren tüm personelin; her türlü siyasi görüş ve düşünüşün üzerinde bir duruş sergilemek, toplumun her kesimine hitap etmek, birlik ve beraberliğin teminine katkı sağlamakla görevli bulunduğunun şuur ve idraki içerisinde olması gerektiği hususları vurgulanmıştır.
7.  Teftiş faaliyetlerinde, koruyucu hekimlik şeklindeki yaklaşım tarzıyla, din hizmetlerini menfi yönde etkileyen olumsuzlukların ve sorunların sebeplerinin tespit edilerek buna ilişkin köklü çözümler üretilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
8.  Yürüttükleri görev ve hizmet itibarıyla Diyanet İşleri Başkanını temsil eden Müfettişlerin tutum ve davranışları ile; geçmişte olduğu gibi günümüzde de çalışmalarında adil, tarafsız, saygın ve güvenilir şekilde hareket etme, yönetici ve görevlilerle iyi iletişim ve empati kurma konularında azami gayreti gösterdikleri, ayrıca personeli teşvik edici, eğitici, sorun çözücü, yol gösterici ve kuruma değer katan bir anlayışla hareket etme çabası içerisinde oldukları bilinmelidir.
9.  Müfettişler tarafından yürütülen her türlü denetim faaliyetinde adalet ve hakkaniyet içerisinde hareket edilmesi ve getirilecek tekliflerde “ölçülülük” ilkesinin gözetilmesi zorunluluk arz etmektedir. Aynı şekilde, Başkanlığın toplumsal meşruiyet zeminini zayıflatacak her türlü davranışın ortadan kaldırılması ve bu tür davranışları tespit edilen personel hakkında mer’î mevzuat ve hukuk kuralları çerçevesinde ve ölçülülük prensibi ihlal edilmeden gerekli yaptırımların uygulanması ve herhangi bir personele ayrıcalıklı muamelede bulunulmaması da “adalet” ve “hakkaniyet” duygusunun zedelenmemesi açısından gereklidir.
Başkanlığımız teşkilatına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

                                                                                        08/04/2014
                                                                            DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
                                                                            Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı